Bu yazı ziyaretçilerimiz tarafından 630 defa okundu.

Sürücüsüz Motosiklet

Dünyanın modern anlamda ilk motosikleti Gottlieb Daimler tarafından 1885 yılında yapılmıştır. Daha öncelerinde buharla çalışan modelleri yapılmış olmasına rağmen “Modern” olarak günümüzde kullanılan motosikletlerin ilki (Atası) budur. 264cc hava soğutmalı motor ve saatte 11km/s hıza ulaşabilen model tamamen ahşaptan yapılmıştır. Geçen bunca zaman sonunda geldiğimiz noktaya baktığımızda ise neredeyse ilki ile hiç alakası olmayan bir teknolojiye ulaştık. Bu teknolojiyi motosikletlere öyle bir yansıtmaya başladılar ki, artık “marifet”, “beceri”, “kabiliyet” bu sözcükler rafa kaldırılıyor gibi.. En acemi kullanıcının bile hatalarını kapatan, “Bu işin şakası olmaz evladım.. Biz yıllarımızı verdik..” diyen abilerin sözlerinin öneminin kalmadığı bir çağa geldik.. sürücüsüz motosiklet

Honda Riding Assist-e modeli (sürücüsüz dengede durabilen model)
Honda Riding Assist-e modeli (sürücüsüz dengede durabilen model)
Teknolojinin yansıması..

Son teknoloji motosikletlere baktığınızda; ABS’ler, Çekiş kontrol sistemleri (TCS), Modlar, ESP, ESA, EBD artık alfabede ne kadar kombinasyon varsa bir araya getirip bir şeyler yaptılar.. Anahtarı bir çeviriyorsun diyeceğim de artık yeni modellerde anahtar da yok arkadaş.. “Keyless go” teknolojisi yapıp onu da ortadan kaldırdılar.. Helal olsun.. Düğmeye bir basıyorsun daha çalıştırmadan aşağıdan yukarıdan sağdan soldan bir sürü ses geliyor, ekranda ise bir şenlik havası hakim.. Rakamlar geliyor gidiyor, ışıklar yanıp sönüyor.. Bir tek havai fişek patlamadığı kalıyor kadranda.. Daha bir kaç sene öncesine kadar fren yapmayı bilmeyen sürücü yere kapaklanırken şimdi herkes fren ustasına dönüştü.. “Efendim işte bu Pro ABS.. Virajda böyle hars diye fren yaparsanız lastik kilitlenmiyor..” diye anlatıyor tanıtımda Hans.. Bunlar güzel gelişmeler.. Güvenlik konusunda teknolojiyi her zaman destekliyorum.. Daha da iyi yapsınlar.. Kazalar, ölümler, yaralanmalar azalsın en azından.. sürücüsüz motosiklet

sürücüsüz motosiklet
Artık standart hale gelmeye başlayan bazı sensörler
“Sürücüsüz vs sürücülü”

Bunun yanında son gelişmeleri takip ettiğimizde bir iki markanın sürücüsüz de dengede durabilen? otomatik pilotu olan filan böyle enteresan aletler yapmaya başladılar.. İşte ben buna karşıyım.. Motosikletin ruhunu, hissini öldürüyorsunuz çünkü.. Bırakın abi onun o ağırlığını, o dengesini hissedelim.. ” Sürücüsüz motosiklet.. iki bin bilmem kaçta bayilerimizde.. Neden? ben sürmeyeceksem neden? O gaz kolunu çevirirken o aldığım hazzı yaşamayacaksak neden?” Bence “Klasik” her zaman iyidir.. Sonrasında da “uçan motosiklet” diye başlarlar.. Yerde gitmeyi hallettik, her şey bitti bi hava kaldı..

Bu da eskiden beri bizde bulunan yarı sürücüsüz mobilet..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Zaten yurdum insanı güvenmez kardeşim öyle otomatik pilota filan.. “Ulan virajı alamazsa s*çtık..” düşüncesi hep vardır bizde.. Biz milletçe bi kendimize güveniriz.. Yahu düşünsene bizim Adana’yı.. Adamlar yıllardır motosiklet üstünde sürücüsüz gidiyor zaten.. Motosiklet üstünde yan oturup cep telefonu ile mesaj atanı görmedin mi? Böyle bir topluma bir de uçan motosiklet yapıp verirsen, ilk merak edilenler “Ne kadar yükseliyor?”, “Son hızda uçakla kapışır mı?”, “Ulan şu 9’uncu katta bizim Hayri abi var dur şunun balkonuna bi ineyim ben” gibi farklı denemelerden sonra güler misin ağlar mısın haberleri izlemeye başlarız..Bir de kaskı bile yeni yeni hayata geçirmiş millete paraşüt mü taktıracağız?

Netice itibarıyla;

Şahsi görüşüm; bırakın abi uçan motosikleti, sürücüsüz motosikleti.. Daha uzun ömürlü, daha güvenli ve güvenlikli motosikletler, daha düzgün yollar, daha bilinçli bir toplum için çalışın.. Bunları yapabilirsek zaten ne mutlu bize.. Siz de görüşlerinizi alt taraftan yorum olarak belirtebilir, yazıyı beğendiyseniz paylaşabilirsiniz..

[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]

Yazıya yorum yapın