Bu yazı ziyaretçilerimiz tarafından 208 defa okundu.

Trafik Çilesi ve Yaşam Kaliteniz

Trafik Çilesi

Büyük şehirlerin büyük meselesidir trafik.. Nüfusu yoğun olan yerlerde daha yoğun olan bu illetten kurtuluş yoktur belki ama, hayatınızdan daha az çalmasını sağlayabilirsiniz bence..

Trafik Çilesi

Bitmeyen Trafik Çilesi

Büyük bir şehirde yaşıyorsanız ve bu şehirde nufus yoğunluğu fazlaysa, muhtemelen fazlaca yoğun olan bir trafik ile mücadeleyle geçen bir hayatınız var demektir. Bu metropollerde aracınız olsa bir dert, olmasa ayrı bir dert.. Aracınız olsa; ne zaman bir yere gitmeye kalksanız aklınıza ilk gelen “trafik yoğunluğu” oluyor.. Alternatif güzergahlar.. Yandex haritalar.. Navigasyonlar.. Neler neler.. Bunun yanında en büyük ikinci dert ise “yakıt” bakın benzin ya da mazot demiyorum! zaten fiyatları yakın olduğundan genelleyip “yakıt” diyorum.. O dur kalk trafikte yaktığınız yakıta mı acırsınız, beyhude geçen zamana mı acırsınız bilemem.. Aracınızın olmadığını varsayalım bir de.. Bir yerden bir yere gitmeye kalksanız 1-2 vesait yapmanız gerekiyor.. Zaten yoğun olan nufusa yetersiz gelen toplu taşıma araçlarını kullanacaksanız işiniz zor.. Örneğin istanbul için “Metrobüs” adında bir ulaşım aracı mevcut. Buna ben ulaşım aracı yerine “İnsan sıkıştırma programı” diyorum..

Kalabalık zaten daha binmeden baş gösteriyor.. Kapılar açıldığında “300 Spartalı” veya “Truva” filmlerini aratmayan sahneler canlanıyor.. Kolu sıkışanlar, bağıranlar, küfür edenler.. “Atımı getirin” diyen olmadı henüz galiba.. Dediğim gibi aracın olsa dert, olmasa dert.. Yolda, trafikte geçen zamanımız aslında o kadar fazla ki, ve bu zaman tamamen “boşa” geçen bir zaman.. Hayatınızdan akıp giden bir zaman bu.. Bu süre zarfındaki stres, sıkıntı da sizin yaşam kalitenizi olumsuz yönde etkileyen başlıca sebeplerden biri aslında. Trafikte/yolda geçen zamanımız daha az olsa kendimize daha fazla zaman ayırabilir, “fırsatım olmuyor” dediğimiz şeyleri gerçekleştirebiliriz. Bu da yaşam kalitemizi arttırır..

Trafikten kurtulmak! Bu mümkün mü?

“Hocam tamam iyi güzel diyorsun da nasıl olacak o iş?” diyorsunuz. Büyük kentlerde hayat hızlı akıyor ve herkes bir yerlere acele ediyor. Biz büyümeden önce bir çoğumuzun çocukluğunda yaptığı bir şey aslında çözümümüz.. Küçükken hemen hemen hepimiz bisiklete bindik.. Bisikleti karayollarına uyarladığınızda ise ortaya “motosiklet” çıkıyor.. Trafikten, kalabalıktan, stresten kurtulmanın, kaliteli yaşamanın, kendine zaman ayırmanın, tasarrufun adıdır motosiklet..

Motosiklet kullanmak sanıldığı kadar zor değil. Hatırlarsanız o bisikleti ilk kullanmaya başladığınızda zor geliyordu kaç defa “yapamam” dediniz ama sonunda “yaptınız”. Motosiklet için çevrenizde sıkça “Çok tehlikeli”, “aman abi direk ölürsün” gibi cümlelerle karşılaşırsınız.. Kulak asmayın, cesareti olmayan insanlar diğerlerini caydırmakla uğraşırlar.. Motosiklet sürmek sanıldığının aksine bir o kadar kolay ve oldukça zevkli bir iştir. Zor olan kısmı; kendinize hakim olmaktır. “Daha hızlı gideyim”, “bak şimdi nasıl teker yapıcam” gibi heveslere kapılmamalısınız.. Eğer bunu “araç” olarak kabul edip, pratik, hızlı ve ekonomik bir çözüm olarak görüp bu amaç ile kullanırsanız oldukça hoşunuza gidecek ve “neden daha önce yapmadım?” diye hayıflanacaksınız.

Trafik ve Motosiklet

Ne kazanırım? Ne kaybederim?

Motosiklet kullanmaya başladığınızda öncelikle “özgüven” kazanırsınız. Yakıt olarak çok daha ekonomik olduğundan “Para” kazanırsınız. Daha pratik olduğundan “zaman” kazanırsınız. Bir çok yeni “çevre” kazanırsınız. Bunlar gerçekleştiğinde, kendinize zaman ayırmaya başlarsınız ve bu da size “kaliteli bir hayat” sunar..

Gelelim ne kaybedeceğinize.. 13 sene oldu motosiklet sahibi olduğum için birşey kaybetmedim henüz.. “Kaza yaparsın kolunu bacağını kaybedersin” diyenler vardır.. Bu olasılıklar araba için de geçerli.. Ayrıca; ben kendi can güvenliğimi; tanımadığım, tecrübesini bilmediğim, ruh durumunu bilmediğim bir sürücüye bırakmak yerine bu riski “bireysel” olarak sahiplenmeyi tercih ederim.. Ölecekseniz, her türlü gerçekleşecek bir sonuç olduğundan motosiklet kullanmamak ömüre +10 yıl filan katmıyor haberiniz olsun..

Motosiklet ve Trafik

Sonuç Olarak..

Motosiklet kullananların sayısı arttıkça trafikteki “hususi araba” sayısı azalacak, toplu taşımalardaki yoğunluk azalacaktır. Motosiklet kullanmak sizi zihnen de sakinleştirecektir. “Çok fena gaza geldim, ver oradan bi tane motosiklet” der gibi girişmeyin bu işe.. Her işin bir usul erkanı vardır.. Araştırın, öğrenin, okuyun ve konu ile ilgili olarak bir bilenden yardım alın..

Tutkuyla binin, Güvenli sürün..

[Toplam: 2   Ortalama: 5/5]

Yazıya yorum yapın